Diyetsiz zayıflamak için pratik öneriler

Kilo problemi ile baş etmeye çalışan kadınların, günlük koşuşturmalar arasında diyete ve diğer kilo verdirme yöntemlerine ayıracak zamanları olmuyor. Bunca diyet arasında kararsız kalmak, ya da pahalı spor salonlarında zayıflamaya uğraşmak bir başka sorun olabiliyor.
“Peki kilo vermenin, alışıldık ve bildik yöntemler dışında başka bir yolu yok mu?” dediğinizi duyar gibiyim. İşte Cevabı;

Kilo vermek isteyenler bunu günlük hayata yayarak da kolayca kilo verebilir ve istedikleri kilo limitine düşebilirler. Yalnız bu yöntemleri uygulamak için biraz sabır ve süreklilik gerektiğini akıllarından çıkarmamaları şarttır. Şimdi gelelim nasıl günlük hayata devam ederken kilo verilebileceği konusuna… Sizler için 20 maddede neler yapmanız gerektiğini ve nasıl bir yol izlemeniz gerektiği konusunda bilgiler topladık. Bu kurallara uyduğunuz müddetçe sizde kilo verdiğinizi fark edecek ve daha da azimli bir şekilde uygulamaya devam edeceksiniz.

1- Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız zamanlarda su için.

2- Buzdolabınızı boşaltın. Böylece hem para harcamazsınız hem de sizi atıştırmaya iten neden yok olur.

3- Yeterince uyuyun. Böylece, yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken toplamış olursunuz.

4- Alkol, ekmek ve karbonhidratlardan uzak durun.

5- Karanlık ortamlarda bulunmamaya ve akşamları bir saat önceden uyumaya çalışın. Eğer akşam bir şeyler izlemek istiyorsanız. Karanlık değil, aydınlık bir ortamda yapın bunu.

6- Mutlaka kahvaltı yapın. Bu size gün içinde harcamanız gereken enerjiyi verecektir ve öğlen yemeğinde çok acıkmayacaksınız.

7- Öğün aralarında yeme istedi doğduğunda, sevdiğiniz bir müziği dinleyin. Araştırmalar, müzik dinlediğinizde de sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde de beyninizin aynı bölgesi uyarılıyor.

8- Ayakta hiçbir şey yemeyin.

9- Yeşil çay için. Araştırmalar gösteriyor ki, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok etkili. Günde 3 bardak yeşil çay içmeye çalışın.

10- Yediğiniz şeye konsantre olun. Televizyon seyrederken, bir şeyler okurken ya da e-maillerinize cevap verirken yemeyin.

11- Dışarı çıkın. Günde en az 20 dakika dışarıda oturmaya ya da yürüyüş yapmaya özen gösterin. Çünkü gün ışığı yeme isteğinizi kontrol etmenize yardımcı oluyor.

12- Sağlıklı şeyler yiyin. Dışarıda yemek yediğiniz zaman çocuk mönüsü ya da sossuz salata yiyin.

13- Kendinizi çok fazla zorlamayın. Diyet programınızı yaparken 1200 kalorinin altına düşmemeye özen gösterin.

14- Bahçe işleriyle uğraşın. 1 saat bahçe işiyle uğraşmak 500 kalori yakmanızı sağlar.

15- Asansör kullanmak yerine merdivenden çıkın.

16- Ev işi yaparak da kalori yamanız mümkün. Ufak tefek ev işleriyle uğraşın.

17- İp atlayın. Bu muhteşem bir egzersizdir ve diğerlerinden daha eğlencelidir.

18- Sık ama az yiyin.

19- Çikolatayı çok seviyorsanız, her akşam bir parça (küçük tabi ki) çikolata yiyin.

20- Kendinizi sıkıntıya sokmayın, her şey beyinde biter.

Selülitlerden kısa sürede kurtulmanın yolları

Kadınlar için baş belası duruma gelen selülitler, özellikle denize girilen yaz aylarında çok kötü bir görüntü oluşturmakta. Kadınlar selülit belasından kurtulabilmek için çeşitli selülit kremleri, jeller, yağlar kullanmakta, özel ameliyatlar geçirmekte, çeşitli zayıflama hapları, zayıflama hapı gibi jeller vs ürünler kullanmakta.
“Her şeyi denedim, selülitten bir türlü kurtulamıyorum” diyorsanız 10 yıldır bu konuda araştırmalar yapan Dr. Nihat Dik‘e kulak verin.

selülitlerden kurtulmanın yolları selülit tedavisi

Şunu hemen belirtelim; Tek başına egzersiz ya da diyet, mucizeler yaratmıyor. Hatta elle yapılan masajlar bile, bir yere kadar etkili. Aktif madde içeriği olan doğru kremleri bulursanız, egzersiz, diyet ve masajı da eklerseniz selülit sizin için kabus olmaktan çıkacaktır…

 

Selülit nedir?

Bu tanımla ilgili ciddi sıkıntılar var aslında. Konu, sokaktaki insan tarafından yanlış anlaşılmış durumda. Herkes selüliti sıradan bir yağ sanıyor. Normal yağ, cilt altında bulunur. Oysa selülit normal yağdan çok farklıdır. Cildin üzerine çıkıntı yapan, normal yağlardan farklı, kısmi yağlardandır. Selülit cildin altında değil, cildin alt katmanındadır. Kadınların kalça ve uyluk cilt yapısı içinde (bazen karın, kollar ve ayak bileklerinde), yüzeysel yağ birikimi, bağ dokusu deformitesi, skar dokusu, sıvı tutulması, iltihap ve toksin birikmesi neticesinde oluşan, çoklu nedene bağlı bir estetik sendromdur. Ultrason ve MR taramalarında da normal yağdan farklı olduğu görülür.

Birçok yöntem selülitle mücadele ettiğini söylüyor ama kadınlar hepsini denedikten sonra yine selülitleriyle baş başa kalıyorlar. Yok mudur bunun çaresi? Neler yapılabilir?

Manuel (elle yapılan) lenfatik drenaj masaj 1-2 günlük bir çare sunar. Bölgesel yağ birikimini azaltmada, sıvı birikmesi nedenlerini tedavi etmede, skar dokusunu ortadan kaldırmada, bağ dokusu bozukluklarını gidermede ve iltihabı azaltmada yararı yoktur. Hafif lenf masajının bütün yaptığı, selülit dokularındaki fazla su ve toksinleri çok kısa süreli, çok kısıtlı bir şekilde boşaltmaktır. Bu sınırlamaları yüzünden, manuel lenf masajı selülitin azaltılmasında etkili bir yöntem olarak tanımlanamaz. Üstelik öğle yemeği molasında yapılacak 1-2 seans işlemle de azalmaz. Tıpkı kaslarınızın iki-üç seans ya da iki-üç günlük egzersizle değişemeyeceği gibi. Vücudunuzun belirli bir süre (ideal olan 1-3 ay) tekrarlayan uyarılara (6-24 seans) gereksinimi vardır.

Öğle arası 1-2 seansta mucize çözümler öneren metotlar, para tuzağından başka şey değildir. Liposuction’a gelince: Selülitin daha da kötü görünmesine neden olabilir. Çünkü cilt altındaki yağların çıkarılması ile cilt daha gevşek hale gelir, çukurlu görünüm artar. Lazer liposuction, ultrason liposuction veya düz liposuction, cildin altında derin katmanlarda bulunan derin yağları (depo yağlar) etkili bir şekilde giderir. Ancak, selülit cilt yapısının ayrılmaz parçasında bulunur. Bu nedenle cildin kendisi çıkarılmadan cerrahi olarak giderilemez. Bazı selülit türleri, en iyi selülit karşıtı tedavinin kapsamlı olarak uygulanmasından sonra bile kalıcı olabilir.

“Selülitin tamamen giderilmesi” şeklindeki yanıltıcı iddiaların yerini “selülit azaltma” veya “kısmi selülit giderme” gibi daha dürüst savlar almalıdır. Özellikle selülit için yapılan egzersizler de pek gerçekçi değil. On yıllardır bilinmektedir ki, egzersiz bölgesel yağların azalmasına neden olmaz, belirli bir kasın egzersizi bu kasa bağlı yağları yakmaz. Sağlıklı beslenme ve egzersiz, her türlü selülit azaltma girişiminin ayrılmaz parçasıdır. Ancak, diyet ve egzersizin etkisi, belirli bir bölgeye has olamaz. Bu yüzden bunlar, tek başına yeterince hızlı ve tatmin edici sonuçlar sağlayamaz.

Diyet, egzersiz, tedavi

Squat, lunge, kalça ekstansiyonu gibi yöntemler, selülitli cilde form kazandırmakta çok yararlıdır ama bunlar, vücudun bu kısımlarındaki selüliti ortadan kaldıramazlar. Bu, fizyolojik olarak imkansızdır. Ancak, kadınların büyük çoğunluğu için makul bir süre zarfında en iyi sonuçlara ulaşabilmede diyet, egzersiz, etkili bir anti-selülit tedavisi ve kaliteli bir selülit kreminden oluşan bir kombinasyon öneriliyor.

Peki selülit kremleri ya da selülit masajı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Açıkçası masaj tedavilerinde bir standart yok. “Selülit dokusuna özel masaj”ın uzmanlığı da bulunmuyor. Masaj, selülit dokularına odaklanırsa, ustaca ve güçlü bir şekilde yapılırsa, makine ile yapılan tedavilere göre daha iyi sonuçlar verebilir. Krem konusu da ayrı bir sorun. “Şu kadar dakikada selülitinizi yok ediyoruz” diye satılan kremler çok komik geliyor bana. Fizyolojik olarak bu mümkün değil. İşin kötüsü, bu tarz ürünler, gerçekten işe yarayan kremlerin güvenirliğini de yok ediyor. Selülit masajı gibi, selülit kremleri de itibar problemi yaşıyor. Bunun haklı bir yönü de var, çünkü selülit karşıtı kremlerin çoğu, gerçek sonuçlar sağlayacak kadar yüksek miktarda aktif madde içermiyor.

“Selülitlerinizin yüzde 50 sinden 20 dakika içinde kurtulun” türü abartılmış iddialara dayalı agresif pazarlama yüzünden, saf kadınlardan başka herkes, selülit karşıtı krem, losyon veya serumları satın almaktan cayıyor. Gerçek dışı iddiaların selülitten yakınan kadınlar üzerinde bir başka etkisi daha var: “Selülit çok hızlı bir şekilde, hiç çaba göstermeden (diyet ve egzersiz olmaksızın), yalnızca bir krem sürerek azaltılabilir” düşüncesine inanç… Bu varsayıma dayanarak birçok kadın, selülit kreminin bu sorunu gidereceğini sanıp yiyip içmeye, hareketsiz bir yaşam sürmeye devam ediyor. Böyle bir zihniyetle, çok az kadının selülit karşıtı kremlere inanmasına şaşmamak gerek.

Kremler için “Gerçek sonuçlar sağlayacak kadar yüksek miktarda aktif madde içermiyor” dediniz. Bu maddeleri içeren tek ürün bile bulma şansımız yok mu?

Gerçekte, yaşam tarzının da uyarlanması şartıyla, yüksek yoğunluklu birçok farklı doğal aktif içeriği olan selülit kremleri var. Bunlar işe yarıyor. Yüzlerce lipolitik (yağları açığa çıkaran) ve adipolitik (yağ hücresi parçalayıcı) maddeler ve bir o kadar venotonik (toplar damar destekleyici), iltihap gideren, dolaşımı güçlendiren ve kolajen arttıran aktif madde selüliti azaltabiliyor. Üstelik bunlar, bilimin de kabul ettiği maddeler. Hatta bu alandaki son keşif, soya lesitini (PPC) içeren kremler. Soya, yüzyıllardır bilindiği gibi, yağlar üzerinde etkilidir. Kalp-damar yağları üzerindeki olumlu sonuçları, nihayet kozmetikte değerlendirildi ve soya lesitini bu alanda çığır açtı. Güvenilir, etken maddesini tam olarak içinde barındırdığına emin olduğunuz bu tür kremler, şu an dünyada önemli bir yer edindi.

Yağlanma vucudun normal bir işlevidir. Bilhassa bel ve karın bölgeleri yağlanmaya müsait bölgelerdir. Bu durum insanda hiç de hoş olmayan bir görüntüye neden olduğundan, yağlanmadan kurtulmanın çözümleri için harcanan paralar her yıl milyarlarca doları bulmaktadır.

İnsülin direncine dikkat

Özellikle insülin direnci gibi diyabet oluşum riski artmış kişilerde sıklıkla gördüğümüz abdominal yağlanmada diyetin içeriğinde özellikle glisemik indeksi düşük diyet uygulanarak bu kişilerde oluşan sürekli açlık hissinin ortadan kaldırılması ile kilo kontrolü sağlanır.

Özellikle insülin direnci ile gelen hastalar “Yedikçe yeme isteğim oluyor, yemek sonrasında hemen canım tatlı bir şeyler çekiyor, sık acıkıyorum, çok sık tatlı yiyorum” gibi gıda alımında sıkıntılarla gelmekteler. Çünkü insülin direncinde aldığımız tüm besinlerin içeriğinde bulunan karbonhidrat olan şeker kandan hücrelere taşınamıyor ve hücreler kendini sürekli aç hissedip beyne açlık sinyali gönderiyor. O açıdan diyet yeterli ve dengeli öğünlerle sık aralıklı ve kan şekerini hızlı düşürüp kişiyi hemen acıktırmayacak şekilde planlanmaktadır.

Özellikle glisemik indeksi düşük bu diyetlerde pizza, burger gibi fast food yiyecekler, beyaz pirinç, makarna, gözleme, börek, reçel, bal, tatlılar, meyvelerden muz- incir- kavun- üzüm gibi daha birçok besinde kısıtlama yoluna gidilmektedir. Çünkü bel çevresini artıran besinler genelde glisemik indeksi yüksek gıdalardır.

Geçici çözümler uygulamayın

Doğru zannettiğiniz en büyük yanlış yağlanmanın sadece bel çevresinde biriktiğini düşünmeniz.

Karın çevresinde oluşan yağlardan lipoliz, mezoterapi ve liposuction benzeri yöntemlerle ancak geçici olarak çözüm bulabilirsiniz. Bu konunun uzmanları da bel çevresi yağlanması yüksek olan kişilerde öncelikle fazla kiloların verilmesini vurgulamaktadırlar.

Yapılan yağ analizlerinde kişilerde abdominal yağlanma dışında bacak, kalça, gövde ve kollarda da yağ yüzdelerinin beldeki kadar yüksek hatta bazen beldekine oranla daha yüksek yağ yüzdelerine sahip olduğu görülmektedir. Yani kişi kilo alımı sırasında sadece karından yağ almış olduğunu görünüşünde hissetse bile ölçümler diğer bölgelerde de yağın kasa oranla olması gerekenden daha yüksek olduğu görülmektedir.

Bu sebeple bu kişilerde genel yağlanmayı düşürecek şekilde diyet yapılarak vücudun tüm bölgelerinde yağ kaybı hedeflenecek şekilde kilo verimi sağlanır.

Unutmayın her gıdanın fazlası vücutta depolanmayı tercih edecektir. Meyvenin fazla tüketimi de bel çevresini artırabilir. Yeterli miktarda tüketmek en önemlisi!

Kx1 Zayıflama Hapı Kx1 Kullanıcı Yorumları

Kx1 Zayıflama Hapı Kx1 Kullanıcı Yorumları
Kx1 zayıflama ürününü kullananlar, kx1 zayıflama hapı kullanmayı düşünenler için açmış olduğumuz “kullanıcı yorumları” başlığında bu ürünü kullanan herkesin yorumlarını toplayarak kx1 ile sağlıklı zayıflamak isteyenleri doğru bir şekilde yönlendirmeye çalışacağız.

Kx1 “sağlıklı zayıflama” sloganı ile zayıflama hapı piyasasına girmiş, aldığı yorumların birçoğunda olumlu görüşlere sahip olmuş bir zayıflama hapı, sağlıklı zayıflama ve kilo vermeyi kolaylaştırıcı bir üründür.

Hem bölgesel zayıflama, Hemgenel, hemde sıkılaştırıcı özelliği bulunan kx1 zayıflama ürünü Tarım ve Köyişleri bakanlığı tarafından onaylı bir zayıflama ürünüdür.
Termojenik yağ yakıcı özelliği bulunan Kx1 oturduğunuz yerden kilo vermeniz için tasarlanmış, bitkisel yağ yakıcı, metabolizma düzenleyici ve sindirim sistemi sorunları için en iyi bitkiler ile kilo vermenizi sağlayacak mucize bir üründür.

Günde 1 (bir) adet kullanım ile iştahınızı kapatarak yemek yeme arzusunu keser ve bu süre içerisinde içeriğindeki bileşenler enerjinizi koruyarak gün içerisinde yorgun, bitkin kalmanızı önler. Kx-1 Kulanarak Metabolizmanızı hızlandıracak ve 10 adım attığınızda 1000 adım atmış kadar kalori yakacaksınız.

KX-1, 30 kapsüllük bitkisel içeriği ile güçlü ve güvenli bir şekilde kilo kontrolü sağlamaya, açlık hissinizi bastırmaya, kan şekerinizi düzenlemeye, yağ kaybını hızlandırmaya vesindirim sistemizini düzenlemeye yardımcı olur. KX-1 antioksidan etki göstererek serbest radikallerin oluşumunu da engeller. Aynı Zamanda Vücudunuzu Hareketsiz Bölgelerindeki Yağları Yakarak Selülit Görünümünden Kurtulmanızı Sağlar. KX-1 tamamen doğal ve bitkiseldir.

“Kx-1 Hem bölgesel zayıflama hem genel zayıflama hem de sıkılaştırmada size yardımcı olur”.

“Yağlarınızı hızla yakmaya Göbek basen ve hareketsiz bölgelerden çok kolay kilo vermenize yardımcı olur”.
Kx-1 sindirim sisteminizi de düzenlemeye yardımcı olur. Sağlıklı bir zayıflama süreci geçirmek isteyen tüm kullanıcılar etkisini çok kısa sürede yaşadılar.